📜
Şehitlik Olayı ve Detayları
Şehit Md. Faisal Ahmed Shanto, 2005 yılında kendi ilçesi Barisal’de doğdu. Babası Md. Zakir Hossain, mesleği tüccar, annesi Moşa: Kahinur Akhtar ise bir okul öğretmeniydi. Şehit Md. Faisal Ahmed Shanto, 2024 yılının Temmuz ayında devrim hareketinde, Öğrenci Birliği saldırısında yaralanarak şehit oldu.
Kişisel ve Örgütsel Hayatı
Şehit Md. Faisal Ahmed’in lakabı Shanto’ydu ve herkes ona bu isimle seslenirdi. Shanto, Çattogram’daki Omar Gani M.E.S. Koleji’nin bir öğrencisiydi.
Şehit Md. Faisal Ahmed (Shanto), bir gün bu ülkenin gökyüzünde özgürlük bayrağının dalgalanacağı hayalini kuruyordu. Dînî hareketlere katılmak için her zaman Allah’tan yardım dilerdi. Allah da onun dualarını kabul etti. Öğrenci kardeşlerinin çağrısıyla katıldı, milyonlarca genç özgürlük yürüyüşü olan Bangladeş İslami Öğrenci Hareketi’ne dahil oldu.
O, haksızlığa karşı korkusuz bir gençti. Ayrımcılığa her zaman karşı durdu. Temmuz devrim hareketinde şehit düşenlerin ruhu onu sürekli rahatsız ediyordu. Bu yüzden huzur içinde uyuyamıyordu. Şehadet arzusu onu evde oturmaya bırakmadı. Bu hareket başarısız olursa arkadaşlarının borçlarını nasıl ödeyecekti? Haksız yere arkadaşları ölürken o nasıl evde oturabilirdi? İşte böylece genç ve azimli Faisal Ahmed (Shanto), savaş alanına koştu ve hayatını Allah yolunda feda etti.
Aile Durumu
Şehit Md. Faisal Ahmed (Shanto), anne babasının tek çocuğuydu. Ailede toplam 4 kişi vardı. Ailenin ekonomik durumu orta halliydi. Babasının bir iş yeri vardı; gemi kullanılmış mobilyaları satıyordu. Annesi Çattogram’da bir anaokulunda öğretmendi. Bu geçimlerini sağlıyordu. Oğulları için büyük hayalleri vardı. Küçük kız kardeşi Sumaiya Jannat Brishti ise 8. sınıfta okuyordu.
Şehit Olma Olayı
Ailesinin engellemelerine rağmen Şehit Md. Faisal Ahmed (Shanto) harekete katıldı. Babası bunu öğrendiğinde çok üzüldü ama nafileydi. Allah’a derin bir inanç ve şehadet arzusu dünyadaki tüm sevgi ve bağlılıklarını önemsiz kılmıştı onun için. Annesine defalarca “Ben biraz bisküvi ve su almaya gidiyorum anne” derdi. Annesi izin vermezdi. Zorla eve kapatmaya çalıştı. Babası defalarca arayarak eyleme katılmamasını söyledi ama onu durduramadı.
Bu arada Çattogram, Muradpur bölgesinde günlerce ayrımcılığa karşı öğrenci hareketi ve çatışmalar devam etti. 16 Temmuz Salı günü polis ve Öğrenci Birliği kasklı milislerin silahlı çatışmaları şiddetlendi. Polis, öğrenci birliği, sınır muhafızları, RAB ve Ansar güçleri de katıldı. Akşam saatlerine doğru çatışmalar daha da şiddetlendi. Arkadaşlarıyla birlikte Şehit Md. Faisal de eyleme katıldı. Birden katil birkaç kurşunla Faisal’ın vücuduna isabet etti. Bir kurşun göğsünün sol tarafına, iki kurşun karın boşluğuna saplandı. Bağırsakları dışarı çıktı. Siyah asfalt yol kanla kırmızıya boyandı. Bir süre kıvranıp yere yığıldı.
Yanında bulunan arkadaşları korkudan titredi. Kanlar içindeki bedenini kucaklayıp aldılar. Etrafta hastaneye götürecek araç yoktu. Sonunda birkaç kişi birlikte yaralı Shanto’yu alıp hastaneye götürdü. Görevli doktorlar onu ölü ilan etti. Ancak cenazeyi eve getirmekte büyük zorluk yaşandı. Polis baskısı vardı. Polis, “Bize karşı sokağa çıkanların cesedini vermeyiz” diyordu. Çok yalvarıp, yalan söyleyerek nihayet Şehit Md. Faisal’ın cenazesi ailesine ve arkadaşlarına ulaştırılabildi. Yerel iktidar partisi ve öğrenci birliği cenazeye büyük engeller çıkardı. Bu acı bölümü aile asla unutamayacak.
Annesinin Şehit Md. Faisal Ahmed hakkındaki yürek burkan ifadesi:
16 Temmuz öğleden sonra saat üçte okuldan dönüyordum. Eve yaklaştığımızda küçük kız kardeşi Sumaiya da benimleydi. Arkasından “Sumaiya, Sumaiya” diye seslendi. Döndüğümde Shanto’nun beni çağırdığını gördüm. Çantasından anahtarı çıkarıp bana verdi. “Anahtar sende” dedim. “Yine de al” dedi. Nereye gidiyorsun? diye sordum. “Anne, biraz 2 numaralı kapıya gidiyorum” dedi. “Repetisyonun var” dedim. “Anne, namazdan önce döneceğim. Onu ararsan evde olacak” dedi. Eve dönüp öğle yemeği yedim. Repetisyonu bitirdim. Akşam kararmaya başlamıştı ve hayatımda kararan bulutları bilmiyordum. Kızıma “Ağabeyin geliyor, ona yemek hazırla ve ara” dedim. Kızım aradı, “Anne ağabeyin telefonu kapalı” dedi. Henüz hayatım boyunca Shanto ile bağlantımın kesildiğini anlamamıştım. Bir süre sonra iki arkadaşı gelip bana “Teyze biraz hazırlan, bizimle gitmen gerekiyor” dediler. “Nereye?” dedim. “Shanto abi biraz sorunlu” dediler. Ne sorun? diye sordum. Polis yakalamıştır diye düşündüm. Hayır, “Shanto’nun vücuduna kurşun isabet etti” dediler. Henüz bu kadar büyük bir felaket olduğunu anlamadım. Sonra hastaneye giderken babası öğretmenini arayıp “Shanto yaralandı, acilen hastaneye gel” dedi. Hastaneye varınca duyuyordum ki polis memuru “Faisal’ın annesi nerede?” diye bağırıyor. Koşup “Ben Faisal’ın annesiyim” dedim. Bana oğluma gitmem için izin ver. Ona yaklaştım, iyi olacak sandım. O çoktan sonsuza dek gitmişti. Sonra biri gelip “Biraz sakin olun” dedi. Burada biri öldü, biraz zaman alacak dediler. O zaman anladım ki tüm dünya başıma yıkıldı. Bayıldım. Biraz kendime gelince polis karakola götürmek istedi. Çok belge imzaladım. Sonra oğluma otopsi yapılacağını düşündüm. Oradakilere polis yüksek memurun yanına götürün dedim. Ona söyledim, oğluma otopsi yapılmasın diye yalvardım. Onlar kabul etmedi.
Bir parmağından hafif kan akınca bağıran oğlumu, polis bizim bilmediğimiz şekilde otopsiye götürdü. Kimse sözümü dinlemedi. Yönetim o kadar zalimdi ki, acımasızca oğlumu vurup, kanlar içinde, yırtılmış vücudu ve sadece derisiyle götürdü. Kelebek gibi büyüttüğüm oğlum, hafif dokunsam uçacak, sıkı tutsam kanadı yırtılacak kelebek, uçup gitti. Artık onu tutamadım. Onun acısını düşünerek kıyafetlerini yıkardım. Yemek yedikten sonra suyu bile eline vermezsem yemezdi. Dine çok bağlıydı. Sürekli mobilde hadis ve Kur’an okurdu. Gece uyanınca tahacjud namazı kılardı. Birileri ona yemek verince önce “Kim verdi?” diye sorardı. Eğer o kişi namaz kılmazsa yemedi. Haksızlığa karşı dururdu, kim olursa olsun. Mum gibi sakindi. Onun yüzüne bakınca bütün üzüntülerimi unuturdum. Hiçbir yere yalnız gitmek istemezdi. Anne olmadan mutlu olmazdı. Şimdi ne kadar oldu anneyi bırakalı, Shanto nasıl yalnız? Ben de onsuz yalnızım. Ne zaman oğlumla buluşacağım? Oğlumu beklerken ne umutlarım vardı. Okulunu bitirip iyi bir iş bulacak. Ben huzur bulacağım. Shanto hem benim gururumdu, hem ben onun gururuydum. Herkese sadece “Annem ve babamın sorumluluğunu taşıyorum” derdi. Artık kimse benim övgümü yapmıyor. Her şeyinde benim imzam var. Hep “Sadece senin güzel not sertifikanı istiyorum” derdim. Bana babası-mom bu büyük sertifikayı (ölüm sertifikası) verdi. Bu yükü nasıl kaldıracağım? Ben bunu istememiştim. Bu sertifikaya da imzam var. Babasının sorumluluğunu taşıyorum. Hep düşünüyorum Shanto’yu iyi okutmak için yurt dışına göndereceğim. Büyük ödüllerle dönecek. En iyi anne olacağım. Shanto bana o büyük ödülü aldı, o anı gününde 16/07/2024. Şimdi ülkenin herkes beni “Şehit Faisal Ahmed Shanto’nun annesi” olarak tanıyor. Ben o “En İyi Anne”yim. Gururlu bir anneyim. Shanto cesur bir evlattı. Her zaman sünnet kıyafetleriyle gezerdi. Hareketlerinde, konuşmasında her şeyde edep vardı. Çiçek gibi lekesi yoktu, öyle olmak isterdi. Profilinde yazmıştı: “Çiçek gibi olmak, çiçek gibi kalmak, çiçek ki Peygamberin dokunuşunu alan eşsiz kokuya sahip.” O eşsiz koku ile kokusunu yayarak gittiği yere, geri dönmemek üzere gitti. İyi ol babacığım, ahirette. Allah seni cennet güneş makamı ile mükafatlandırsın. Allah seni şehit olarak kabul etsin. Allah mezarını nur ile aydınlatsın. Mezarını genişletsin. Cennette seninle buluşmamı sağlasın. Haşr meydanında benim için dua et. Her duasında seni anarım. Allah sana şehitlik mertebesi versin. Amin.
Kısaca Şehit Md. Faisal Ahmed (Shanto)
İsim: Md. Faisal Ahmed (Shanto)
Meslek: Öğrenci
Doğum Tarihi: 23-05-2005
Yaş: 19
Baba: Md. Zakir Hossain
Anne: Moşa: Kahinur Akhtar
Yaralanma Tarihi ve Yeri: 16-07-2024, Çattogram, Muradpur, saat 16:30
Şehadet Tarihi ve Yeri: 16-07-2024, Çattogram, Muradpur, saat 16:30
Katiller: Polis ve Öğrenci Birliği
Kalıcı Adres: Köy: Mohishadi, Birlik: Rahmatpur, Karakol: Havalimanı Karakolu, İlçe: Barisal