← Ana Sayfaya Dön
🕊️ Temmuz 2024 Şehidi
Md. Selim Talukdar
শহীদ
Memorial QR Code

📱 Akıllı QR Kod

Bu biyografiyi mobil cihazınızda açmak için tarayın.

🌹 Dua

Bu şehidimize saygı ve dualarınızı göndermek için tıklayın

Adı

Md. Selim Talukdar

📅 Doğum Tarihi

25 January, 1995

🕊️ Şehitlik Tarihi

31 July, 2024

🗺️ Bölge

Barishal

📍 İlçe

ঝালকাঠি

👤 Kısa Biyografi

Meslek: Çalışan (Bir İşte Çalışıyor)
Şehadet Yeri: Dhanmondi Popular Hastanesi

📜

Şehitlik Olayı ve Detayları

Selim Talukdar’ın memleketi Jhalokathi ilçesine bağlı Nolchiti bölgesindeki Mallikpur köyüdür. Çocukluğu ise Dakka’nın Madhabadda mahallesinde geçmiştir. Arkadaşları ve çevresi arasında Ramzan (lakap) olarak tanınır.
Sultan Talukdar’ın dört çocuğundan biri olan Selim, ailenin ortanca oğlu ve üç kız kardeşin tek erkek kardeşiydi. Çocukluğundan beri sakin, saygılı ve güler yüzlü biri olarak tanınıyordu. Beş vakit namazı düzenli olarak kılar, ailesini de namaza teşvik ederdi.
BGMÜ Moda ve Teknoloji Üniversitesi’nden iki yıl önce lisans diplomasını aldıktan sonra Narayanganj’daki Metro Knitting and Dyeing Mills Limited’de asistan merchandiser olarak çalışıyordu.
2023 yılının 4 Ağustos’unda Sumi Akter ile evlendi.
Şehadet Arka Planı
16 yıl süren zulüm, baskı ve sömürü altında ezilen Bangladeş halkı, haklarının kimsenin önüne tabakta sunulmadığını, bu hakları almak için mücadele etmek gerektiğini unutmak üzereydi. Despot yönetici Hasina’nın kötü yönetimini kaderleri olarak kabul etmişlerdi. “Bu ülkede artık hiçbir şey değişmeyecek” cümlesi yaşlıların uzun soluklu iç çekişiydi.
Ancak ülkenin öğrenci gençliği bu karamsarlığı reddetti. Direniş şairi Nazrul, Rönesans şairi Farrukh, modernliğin yücelttiği Mir Abdus Shakoor Al Mahmud ve manevi derinliğiyle Mallik gibi isimlerin ülkesi olan bu gençlik, uzun süre bastırılmazdı. Sözde “bilinç yuvası”nda ise hızla tiksinti oluştu.
Gelişme gösteren gösterişsel olaylar gençlerin kalbinde hiçbir duygu oluşturmadı. Hızla anladılar ki ülkelerini yönetenler yalancı, uşak, düşük zekalı ve sadece eğlence amaçlı şarkıcı ve dansçılardan oluşan bir kitleydi. Bu grup ülkeyi karanlık bir çukura sürüklüyordu.
Onları hemen durdurmazlarsa, ülkenin geleceğinde sadece derin bir çöküş vardı.
Despot hükümete karşı öğrenci gençliğin önderliğinde başlayan eşitsizlik karşıtı hareket, kısa sürede tüm ulusun desteğini aldı. Ülke çapında öğrenci ve halk kitleleri sokaklara döküldü. Her yerde despotun yıkılış sloganları yankılandı.
Bu harekete bilinçli bir vatandaş olarak Selim Talukdar da en başından katıldı.
Hareketin Öncesi
18 Temmuz sabahı Selim eski üniversite kimlik kartını çıkardı. Annesi sorduğunda fazla bir şey söylemedi. Sonra annesi onun eyleme katılacağını anladı. Eşi hastaydı ve annesi onu gitmemesi için uyardı. Selim ise, “İnsanların oğulları şehit oluyor, sen oğlunu örtüsüne mi bağlayacaksın? Bak, Rangpur’daki çocuk nasıl göğsünü gere gere şehit oldu, dua et ki ben de şehit olayım” dedi.
Bunu duyan annesi Selina Begum gözyaşlarına boğuldu.
Ailesi onu eyleme gitmemesi için defalarca ikna etmeye çalıştı. Eşi de defalarca engelledi. Selim, eşine, babasına ve annesine şöyle dedi: “Eğer biz bu hareketi yapmazsak, bu despotun yıkılışı nasıl olacak?”
Yeni evli eşi hasta olmasına rağmen o, bu sözle eyleme katılmak üzere evden ayrıldı.
“Hareketin kanında ateşi yakan,
Şehadet şerbetini içme arzusuyla yanan kalbi,
Onu tutabilecek kim var ki?!”
O gün eşitsizlik karşıtı öğrenci hareketinin tam kapanma (shutdown) programı vardı. O gün Merul Badda’dan Rampura’ya kadar tüm ana yollar öğrenci ve halk kitlelerinin kontrolündeydi. Şehit Selim yürüyüşün ön sıralarında yer aldı. 18 Temmuz saat 11 civarında Facebook’ta art arda şiddet görüntüleri paylaşmaya başladı. Öğrenci halkıyla polis ve öğrenci birliği arasında kesintili çatışmalar yaşanmaya başladı. Bir noktada katil Hasina’nın polisi ve kasklı birlikleri göstericileri dağıtmak için rastgele ateş açmaya başladı. Saat 11 civarında polis ateşiyle Selim yaralandı; av tüfeğinden çıkan çok sayıda saçma (şrapnel) ona isabet etti. Selim yere yığılırken, bedeninden akan kan yolun kırmızıya boyanmasına neden oldu.
Saat 13:00 civarında Selim’in telefonundan tanımadıkları biri ailesini arayarak Selim’in vurulduğunu ve Farazi Hastanesi’ne kaldırıldığını bildirdi. Ondan sonra telefon kapandı. Umutsuz annesi ve küçük kız kardeşi telaşla hastaneye koştular. Orada bulamayınca Mugda Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gittiler. Selim’in vurulmuş halini gördüler. Vücudu ve başı saçmalarla delik deşik olmuştu. Ciddi durumu nedeniyle yoğun bakımda yaşam destek ünitesine alındı. Durumu kötüleşince Dhanmondi Popular Hastanesi’nin yoğun bakımına nakledildi. Röntgen ve BT taramalarında Selim’in kafasında 18, göğsünde ve sırtında 57 saçma tespit edildi. Vücudunda sayısız yara ile tam 13 gün yaşam desteği altında kaldıktan sonra 1 Ağustos’ta hayatını kaybetti.
Yaralı haldeyken idari taciz korkusuyla birçok hastane yetkilisi onu kabul etmeyi reddetti. Ölümünden sonra ölüm belgesi almak isteyen ailesi zor anlar yaşadı. Eşi Sumi şöyle anlattı: “1 Ağustos’ta hastaneden ölüm belgesi almaya giderken polis sabahın erken saatlerinden öğleden sonra 3:30’a kadar cenazeyi alıkoydu. Normal ölüm olduğunu, Selim’in babasından yazılı olarak aldılar. Sonunda otopsi yapılmadan Selim’in cesedini almak zorunda kaldık.”
O gün Badda’daki Link Road’da Kumillapara bölgesindeki (kiralık ev) ilk cenaze namazı kılındı. Aynı gece ailesi köyü Nolchiti ilçesine doğru yola çıktı. 2 Ağustos sabahı ikinci cenaze namazından sonra Selim Talukdar kendi köyündeki cami yanında ebedi uykuya yatırıldı.
Selim Talukdar’ın vefatından üç gün sonra kulkhani (ölüm yemeği) düzenlendi. O gün aynı zamanda onların ilk evlilik yıldönümüydü.
Dramalardan Daha Dramatik
Polisin ateşiyle yaralanmasından iki hafta önce, Selim hasta eşiyle doktora gitmişti. O sırada henüz baba olacağını bilmiyordu. Kulkhani (ölüm yemeği) töreninin yapıldığı gün, Selim’in eşi hastalandı. 5 Ağustos’ta doktora başvurulduğunda, Sumi Akter’in dört hafta altı günlük hamile olduğu öğrenildi. Kocasının ölümünden sadece beş gün sonra anne olma haberini alan Sumi Akter derin bir sarsıntı yaşadı.
Sadece Selim Talukdar’ın ölümüyle sınırlı kalmayan acı; doğacak çocuğun babasız kalması, Sumi Akter ve çocuğun belirsiz geleceği, çalışma gücünü yitirmiş babanın tek gelir kaynağı olan oğlunun ani kaybı… Bu beklenmedik felakette ailenin her bireyi adeta hayattan kopmuş gibiydi.
Ailenin Mevcut Durumu
Eğitimini tamamladıktan sonra Selim ailesinin geçimini üstlenmişti. Narayanganj’daki bir hazır giyim fabrikasında asistan merchandiser olarak çalışıyordu. Ailenin tek gelir getiren oğlu kaybolunca, neredeyse aklını yitirmiş anne ve baba kaldı. Hamile gelinlerinin geleceği, ailedeki tek gelir kaynağını kaybetmenin getirdiği yoksulluk… Selim’in ailesi, çaresiz ellerle Dakka’yı terk edip kalıcı olarak köylerine dönmeye hazırlanıyor.
Baba Sultan Talukdar uzun yıllar önce çalışma gücünü yitirdi. Meslek olarak bir dönem rent-a-car hizmeti verip yolcu taşırdı. 66 yaşında, uzun süre araba kullanmaktan elleri ve ayakları şişiyor. Artık çalışması imkânsız. Bu ailede geçimi sağlayacak başka kimse kalmadı. Nasıl geçinecekler, Selim’in hamile eşinin geleceği ne olacak? Bunlar, Selim’in ailesinin belirsizlik içinde yaşadığı sorular.
Sumi diyor ki:
“İki aylık hamileyim. Devlet tarafından iş imkânı sağlanırsa, doğacak çocuğumla birlikte iyi bir hayat sürebilirim. Kocamın öldürülmesinin adil bir şekilde soruşturulmasını ve hakimin verilmesini istiyorum.”
Şehit Hakkında Yakınlarının Söylemleri
Kardeşi Nasrin Akter Suma diyor ki:
“Kardeşim bizim eğitimimiz için çok emek verdi. Bizim namaz kılmamız için ısrar ederdi. Hiçbir zaman kötü bir şey yapmadı. Allah’ın onu bu kadar erken alacağını düşünmemiştim. Onu hatırladıkça çok acı çekiyorum. Allah ona cennet nasip etsin.”
Selim’in babası Sultan Talukdar diyor ki:
“Tek evladımızı kaybettik, şimdi yolumuzu kaybettik. Gelecek çocukta onun anısını yaşatmak istiyoruz. Şimdi hükümetten talebimiz, oğlumun şehitler listesinde yer almasıdır.”
Selim’in kayınpederi Matiur Rahman diyor ki:
“Kızım çok genç yaşta dul kaldı. Karnında Selim’in gelecek çocuğu var. Kızım HSC (yüksek okul) sınavına hazırlanıyor. Eğer ona bir iş imkânı sağlanırsa, gelecek çocuğuyla birlikte yaşamanın hayalini kurabilir.”
Öneriler
1. Şehidin tedavi masrafları için ailesi yaklaşık 1,5 milyon Taka borçlandı. Borcun ödenmesi için destek sağlanmalıdır.
2. Şehidin dul eşi ve gelecekte doğacak çocuğunun geleceğinin güvence altına alınması gerekmektedir.
3. Kız kardeşlerin eğitimi ve evlilikleri konusunda yardım edilebilir.
4. Hasta anne ve babası için düzenli maaş (yardım) sağlanabilir.
Şehidin Kişisel Bilgileri
Adı: Md. Selim Talukdar
Meslek: Memur
Doğum Tarihi: 25-01-1995
Baba: Sultan Talukdar
Anne: Selina Begum
Kalıcı Adres: Güney Mallikpur Köyü, Nolchiti Belediye, Nolchiti İlçesi, Jhalokathi
Olay Yeri: BRAC Üniversitesi, Merul Badda
Yaralanma Zamanı: 18-07-2024, saat 11:30
Şehadet Zamanı: 31-07-2024
Yaralanma Türü: Saçma (şarapnel) yarası
Saldırgan: Polis
Şehidin Mezarının Bulunduğu Yer: Aile Mezarlığı, Nolchiti
Şehadet Günü Selim’in eşi Sumi Akter 4 haftalık hamileydi
📖

Kuran-ı Kerim Ayeti

Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın. Bilakis, onlar Rableri katında diridirler ve rızıklandırılırlar. (Al-i İmran 3:169)

🕌

Hadis-i Şerif

Ebu Hureyre (ra) rivayet etti: Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kim Allah’tan samimiyetle şehitlik dilerse, Allah ona şehitlerin makamını nasip eder." (Sahih Muslim 1888)

🖼️

Şehit Anı Fotoğraf Galerisi

Memorial Photo
🔍 বড় করে দেখুন
Memorial Photo
🔍 বড় করে দেখুন
Memorial Photo
🔍 বড় করে দেখুন
Memorial Photo
🔍 বড় করে দেখুন
Memorial Photo
🔍 বড় করে দেখুন
Memorial Photo
🔍 বড় করে দেখুন

📢 Bu Fedakarlık Hikayesini Paylaşın