📜
Şehitlik Olayı ve Detayları
Temmuz-Ağustos halk ayaklanmasında öğrenci ve halkın katılımı tamamen gönüllüydü. Bu topyekûn direnişte emekçi insanların rolü ön saflardaydı. Patronların baskılarına aldırmadan bu direnişe katılmak, hayatla ölüm arasında bir tercihti. Herkes kendi yerinden ses yükseltti, adaletsizliğe karşı yumruğunu sıktı. Teriyle, emeğiyle hayat kazanan yoksul emekçi insanlar da Awami diktasının altında eziliyordu. Onlardan insani onurlarını bile alınmıştı.
Oysa 17 Nisan 1971’de Baidyanathtala köyünde okunan “Bağımsızlık Bildirgesi”nde, Bangladeş halkı için eşitlik, insani onur ve sosyal adaletin sağlanacağı egemen bir halk cumhuriyeti kurma sözü verilmişti.
Awami Birliği hükümeti her fırsatta "Kurtuluş Savaşı’nın idealleri"nden söz etse de, aslında onlar bu idealleri hiçbir zaman taşımadı. Bu söylemi sadece halkı sömürmek için kullandılar. Muhalefet partileri, özellikle Cemaat-i İslami ve BNP’nin lider kadrolarını hukuksuzca tutukladı, öldürdü, sürgün etti, korku salarak tam anlamıyla bir mafya devleti kurdu. Bu gidişata karşı en öfkeli kitlelerden biri de işçi sınıfıydı.
İşte böyle bir öfke ve isyanın içinden gelen bir şehitti Md. Zakir Hossain (29). 1995 yılının 2 Mart'ında Barisal'in Bakerganj ilçesine bağlı Kobai köyünde doğdu. Babası Md. Yusuf Şikdar gündelik işlerde çalışan bir emekçiydi. Annesi Masuma Begüm, ev hanımıydı. Evlendikten sonra babasıyla yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle eşiyle birlikte Dakka’ya taşındı ve orada bir nakış atölyesinde işçi olarak çalışmaya başladı. Geride kalan iki yetim çocuğundan büyüğü Jabed henüz 4 yaşında, küçüğü Abdul ise sadece 7 aylıktı.
Şehadet Anı
Zakir Hossain, Adabor bölgesinde yaşayan bilinçli bir gençti. Haksızlık ve eşitsizlik karşısında her zaman duyarlıydı. Dakka’da özel bir şirkette çalışıyordu ama aklı hep halkın sorunlarıyla meşguldü. Ülke çapında başlayan eşitsizlik karşıtı hareketin en ön saflarında yer aldı. 5 Ağustos günü, inandığı fikirleriyle, binlerce öğrenci ve gençle birlikte Adabor Karakolu önünde slogan attı.
O gün öğleden sonra ortam oldukça gergindi. Akşamüstüne doğru tansiyon iyice yükseldi. Polis, kitleyi dağıtmak istedi ama protestocular haklarından vazgeçmeden orada kalmaya devam etti. O sırada polis rastgele ateş açmaya başladı. Zakir kurşunla vuruldu ve yere yığıldı. Arkadaşları hemen onu Dakka Tıp Fakültesi Hastanesine götürdü, ama doktorlar onun çoktan hayatını kaybettiğini söyledi.
Zakir’in cenazesi, o gün yaşanan kaos içinde diğer birkaç isimsiz cenazeyle birlikteydi, bu yüzden doğru şekilde tanımlanması zaman aldı. Ertesi gün, 6 Ağustos’ta cenazesi ailesinin köyüne ulaştırıldı ve orada cenaze namazı ve defin işlemleri gerçekleştirildi.
Zakir’in bu trajik ölümü, ailesi için büyük bir boşluk yarattı. Eşi ve iki küçük çocuğu şimdi tamamen savunmasız kaldı. Aile zaten düşük gelirliydi, şimdi düzenli bir gelirin de sonu geldi. Zakir, her ay anne babasına 2000-3000 taka gönderirdi; bu yardım, onların geçimi için çok önemliydi. Artık o yardım da yok. Aile büyük bir sıkıntıya düştü.
Zakir’in köyde bir beton evi vardı, ama aile içi anlaşmazlıklardan dolayı eşi ve çocuklarıyla birlikte Dakka’da yaşıyordu. Babası, Zakir’in eşini kabul etmediği için Zakir onlardan ayrı yaşamak zorunda kalmıştı. Ama her şeye rağmen, ailesine karşı görevlerini yerine getirirdi. Şimdi o yok ve ailesi çok zor durumda.
Zakir’in ölümü sadece kendi ailesi için değil, eşitsizliğe karşı savaşan gençlik için de büyük bir kayıptır.
Kişisel Bilgiler
• Adı: Md. Zakir Hossain (29)
• Meslek: Nakış işçisi (embroidery worker)
• Baba: Md. Yusuf Şikdar (60) – gündelikçi
• Anne: Masuma Begüm (50) – ev hanımı
• Aile Birey Sayısı: 4
• Kalıcı Adres: Kobai Köyü, Bakerganj, Barisal
• 1. Çocuk: Md. Jabed (4 yaşında)
• 2. Çocuk: Abdul (7 aylık)
Nasıl Yardımcı Olunabilir?
1. Ailenin geçim masraflarına destek
2. Çocukların eğitim sorumluluğunun üstlenilmesi
3. Eşine iş imkânı sağlanması ya da yeniden evlenmesi için destek